Kıtaları Aşan Adımlar: 47. İstanbul Maratonu Dünyayı Bir Kez Daha Birleştirdi
Dünyalar Arasında Koşan Bir Şehir
Serin bir Kasım sabahı, 126 ülkeden 50 binden fazla koşucu, Boğaz’ın ışıltısı altında Asya’nın Avrupa’ya uzandığı yerde — 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde toplandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi himayesinde Spor İstanbul tarafından düzenlenen 47. İstanbul Maratonu, bir kez daha dünyanın tek kıtalararası maratonunu; birlik, dayanıklılık ve keşif şölenine dönüştürdü.

Dünya Atletizm Federasyonu'nun “Gold Label” unvanını taşıyan bu prestijli etkinlik, yalnızca bir yarış değil; aynı zamanda tarihin, değerlerin ve modernliğin iç içe geçtiği bir yolculuktu — Beşiktaş'ın modern siluetinden Sultanahmet'in kubbelerine, Marmara'nın dalgalarından imparatorlukların yansımalarına uzanan bir rota.

Sporun Şehrin Nabzına Dönüştüğü An
42K maraton, 15,5K koşu, kurumsal ve halka açık yarışlar İstanbul sokaklarını renk, müzik ve duyguyla doldurdu. Kurumsal ekipler ve STK'lar start çizgisini bir iyi niyet karnavalına dönüştürdü; balonlar, pankartlar ve özel tişörtler Boğaz'ın esintisini bir neşe dalgasına dönüştürdü. Pek çok insan sadece derece için değil, bir neden için koştu: umut olmak, şifa vermek, iyiliği büyütmek.

Türkiye İş Bankası'nın kampanya mesajında paylaştığı gibi: Binlerce koşucu iyilik için yola çıktı, her bağış bir umut kıvılcımı yaktı.

“İyilik Peşinde Koş” platformu aracılığıyla, koşucular her kilometreyi bir bağışa dönüştürdü. Milyonlarca lira tutarındaki bağışlar, İstanbul Maratonu’nu yalnızca sportif değil, insani bir dayanışma hikâyesine dönüştürdü.

Kıtaların Şampiyonları
Erkeklerde Rhonzas Lokitam Kilimo (Kenya), 2:10:12 derecesiyle birinci oldu. Onu Dejene Debela ve Sufaro Woliyi (Etiyopya) takip etti.
Kadınlarda Bizuager Aderra (Etiyopya) 2:26:19’luk derecesiyle zirveye çıktı; ikinci Sofia Assefa (Etiyopya), üçüncü Joan Jepkosgei Kilimo (Kenya) oldu.

Türk atlet Hüseyin Can, 2:10:58’lik derecesiyle genel klasmanda beşinciliği elde ederek Türkiye’nin uzun mesafe potansiyelinin altını çizdi. Tekerlekli sandalye kategorisinde ise Ömer Cantay, 2:47:06’lık olağanüstü süresiyle izleyenlerin alkışlarını topladı.

Efsanelerle Örülü Bir Rota
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Asya yakasından başlayan maraton parkuru, koşuculara Beşiktaş ve Dolmabahçe Sarayı'na inmeden önce iki kıta arasında ender bir an yaşattı. Rota, tarihi yarımada boyunca Galata Köprüsü, Topkapı Sarayı ve Marmara kıyı şeridini geçerek devam etti ve Sultanahmet Meydanı'nın zamansız ihtişamının ortasında doruğa ulaştı.

İstanbul’da koşmak, medeniyetlerin arasında koşmaktır: Bizans surları, Osmanlı kapıları ve modern gökdelenler… Her adım, yüzyıllar arasında atılmış bir tarih geçidi gibidir.

Bitiş Çizgisinin Ötesinde
Başlangıçtan bitişe, 47. İstanbul Maratonu sporun kıtalar, insanlar ve amaçlar arasında bir köprü olma gücünü sergiledi. Etkinliğin profesyonel organizasyonu, sürdürülebilir yönetimi ve uluslararası katılımı, onu dünyanın en özgün şehir maratonlarından biri haline getirdi.
Etkinliğin ekonomik ve turistik etkisi de yarış gününün ötesine taştı:
Oteller doldu, restoranlar canlandı, binlerce ziyaretçi İstanbul’u yalnızca gezilecek değil, koşulacak ve yaşanacak bir şehir olarak deneyimledi.

Her koşucu, şehrin bir parçasını evine götürdü: ritmini, silüetini, ruhunu. Boğaz, Kasım güneşi altında parıldarken, bir gerçek bir kez daha ortaya çıktı:
İstanbul'da her adım bir kıtadan fazlasını kat eder; dünyayla birlikte koşan bir şehrin hikâyesine doğru ilerler.

Fotoğraflar @marathonistanbul
Fotoğraflar @ibbsporistanbul
Fotoğraflar @tegv
Fotoğraflar @koruncuk
Fotoğraflar @nihanozgenmeleke
Fotoğraflar: Kaynak – Türkiye Atletizm Federasyonu (taf.org.tr)
Fotoğraflar: Kaynak – DHA (dha.com.tr)
Fotoğraflar: Kaynak – TRT Spor (trtspor.com.tr)
Fotoğraflar: Kaynak – Karar (karar.com)
– Buradaki herhangi bir içerik size aitse ve kaynak belirtilmemişse, lütfen atıf yapılması veya kaldırılması için bizimle iletişime geçin.